Hashimoto Tiroiditinde Tiroid Nodülleri ve Kanser Riski
Hashimoto Tiroiditi (Kronik Otoimmün Tiroidit), tiroid bezinin morfolojisini değiştiren yaygın bir otoimmün hastalıktır. Bu zemin üzerinde gelişen tiroid nodüllerinin değerlendirilmesi ve kanser potansiyelinin anlaşılması özel bir uzmanlık gerektirir.
Hashimoto Tiroidinde Tiroid Bezinin Yapısal Değişimleri
Hashimoto tiroiditi olan hastalarda tiroid bezi, genellikle diffüz olarak büyümüş ve düşük ekojeniteye (hipoekojenite)sahip olma eğilimindedir. Hipoekojenite, otoimmün tiroid hastalığının önemli bir göstergesidir.
Hastalık ilerledikçe, tiroid bezi büyür, daha hipoekoik hale gelir ve bu süreçte bazı yapısal farklılıklar ortaya çıkar:
- Fibröz bantlar gelişebilir.
- Yalancı Nodüller (Psödonodül): Yamasal hipoekoik mikronodüler değişiklikler sıklıkla görülür. Bu milimetrik alanlar, parankimden net ayırt edilemeyen hipoekoik yapılar olup, yalancı nodül olarak adlandırılır. Hashimoto tiroiditi olan hastaların ultrasonografide sıklıkla bu mikronodüler paterne sahip olduğu görülür.
Tiroid Nodülleri ve Malignite Potansiyeli
Hashimoto tiroiditi ile papiller tiroid kanseri arasında bir ilişki olduğunu öne süren çalışmalar bulunsa da, bu ilişkiyi desteklemeyen yayınlar da mevcuttur.
En dikkat edilmesi gereken nokta ise, Hashimoto tiroiditinin, tiroid lenfoması gelişimi için bir risk faktörü olduğunun gösterilmiş olmasıdır. Hashimoto tiroiditinde asimetrik bez büyümesi, ağrı, hassasiyet, ses kısıklığı ve lenf nodu gelişimi gibi semptomlar ortaya çıkarsa, primer tiroid lenfoması olasılığı akılda tutulmalıdır.
Nodüllerin Malignite Risk Değerlendirmesi
Hashimoto tiroiditi zemininde gelişen benign ve malign nodüllerin ultrasonografik (US) özellikleri, genel popülasyonda görülen ultrason özellikleri ile benzerdir. Bu nedenle, bu hasta grubunda da biyopsi kararı verilirken aynı ultrason kriterleri kullanılmalıdır.
Ultrason Değerlendirmesindeki Zorluklar:
Hashimoto zeminindeki malign hipoekoik nodüller, çevre tiroid parankimi ile benzer eko yapısına sahip olduğundan sınırları net ayırt edilemeyen nodüller olarak tanımlanabilir.
Maligniteyi Düşündüren Kritik US Bulguları:
- Mikrokalsifikasyonlar: Nodülün solid kısmında görülen 1 mm’lik dansiteler, özellikle papiller tiroid kanserlerinde görülebilen psammoma cisimciklerinin varlığıyla ilişkilendirilebilir.
- Diffüz Sklerozan Varyant Papiller Tiroid Kanseri: Bu kanser türü, sıklıkla Hashimoto tiroiditi zemininde gelişir ve ultrasonografide ayrı bir lezyon olmaksızın sadece mikrokalsifikasyonlar görülebilir.
- Yüksek Riskli US Özellikleri: Genel olarak malignite şüphesini gösteren diğer bulgular şunlardır: belirgin hipoekoik görünüm, spiküle veya mikrolobüle kenar varlığı, nodül yüksekliğinin genişliğinden fazla olması (ön-arka çapın enine çaptan daha büyük olması) ve tiroid dışı yayılım.
Diğer Tanı Yöntemleri
Elastosonografi (ES): Bu yöntem, doku sertliğini ölçerek malignite riskini değerlendirmede kullanılır. Ancak, Hashimoto tiroiditinde fibrozis ve ciddi heterojenite doku sertliğini artırarak yalancı pozitif sonuçlara neden olabilir. Bu nedenle ES, rutin kullanıma girmemiştir ve henüz risk sınıflama sistemlerine dahil edilmemiştir.
Tiroglobulin (Tg) Ölçümü: Serum Tg ölçümleri, tiroid nodülleri olan hastalarda diferansiye tiroid kanseri tanısında değeri yoktur ve kullanılmamalıdır. Tg, opere olmuş tiroid kanseri hastalarının izleminde bir tümör belirteci olarak kullanılır.
İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (TİİAB): Biyopsi kararı, nodül sayısı ne olursa olsun, her bir nodülün ultrason risk sınıflandırma sistemlerine (EU-TIRADS gibi) göre bağımsız olarak değerlendirilmesiyle alınmalıdır. Multifokal hiperplastik lezyonlarda (MNG) malignite riski, tek nodüllere benzerdir. Bu nedenle, biyopsi endikasyonu olan her nodülden TİİAB yapılmalıdır.
--------------------------------------------------------------------------------
Özetle: Hashimoto tiroiditi, tiroid bezini heterojen bir hale getirerek nodül sınırlarının belirlenmesini zorlaştırır. Ancak, bu hastalarda malignite potansiyelini değerlendirmek için kullanılan temel ultrason kriterleri (mikrokalsifikasyon, şekil, ekojenite gibi) genel popülasyonla aynıdır ve TİİAB kararları bu kriterlere göre verilmelidir. Hashimoto hastalarında artmış tiroid lenfoması riski nedeniyle asimetrik büyüme ve lokal semptomlar ciddiye alınmalıdır.









