Tiroid bezi neden selenyuma ihtiyaç duyar?
Vücudumuzdaki birçok organ selenyum içerir. Ancak ilginç bir şekilde gram doku başına en yüksek selenyum yoğunluğuna sahip organlardan biri tiroid bezidir.
Bunun nedeni, selenyumun tiroid hormonlarının üretimi ve düzenlenmesinde görev alan birçok enzimin yapısında bulunmasıdır.
Özellikle selenyum;
- T4 hormonunun aktif hormon olan T3'e dönüşmesini sağlayan deiyodinaz enzimlerinin çalışması için gereklidir.
- Tiroid hormonları üretilirken ortaya çıkan serbest oksijen radikallerine karşı hücreleri koruyan glutatyon peroksidaz ve tiyoredoksin redüktaz gibi güçlü antioksidan enzimlerin yapısında yer alır.
Kısacası selenyum, hem tiroid hormonlarının düzenlenmesine katkı sağlar hem de tiroid bezini oksidatif strese karşı korur.
Selenyum eksikliği tiroidi etkiler mi?
Evet.
Selenyum eksikliği olan kişilerde antioksidan savunma sistemi zayıflayabilir ve tiroid hücreleri oksidatif hasara daha açık hâle gelebilir.
Ancak gelişmiş ülkelerde ciddi selenyum eksikliği oldukça nadirdir. Bu nedenle yalnızca tiroid hastalığı var diye herkesin selenyum kullanması gerektiği söylenemez.
Hashimoto hastalarında selenyum faydalı mı?
Bu konu uzun yıllardır araştırılmaktadır.
Bazı çalışmalarda selenyum takviyesinin anti-TPO antikor düzeylerini azaltabileceği bildirilmiştir. Ancak antikor seviyelerindeki bu düşüşün hastaların şikâyetleri, yaşam kalitesi veya hastalığın uzun dönem seyri üzerinde belirgin bir fayda sağladığı henüz net olarak gösterilememiştir.
Bu nedenle güncel uluslararası kılavuzlar, Hashimoto tiroiditi olan her hastaya rutin selenyum takviyesi önermemektedir.
Graves hastalığında selenyumun yeri
Selenyumun en güçlü bilimsel kanıta sahip olduğu alanlardan biri hafif Graves orbitopatisidir.
Graves hastalığında bağışıklık sistemi yalnızca tiroid bezini değil, göz çevresindeki dokuları da etkileyebilir. Bunun sonucunda gözlerde kuruluk, batma, kızarıklık, ışığa hassasiyet ve hafif derecede öne doğru çıkıklık gelişebilir.
Yapılan klinik çalışmalar, hafif Graves orbitopatisi olan hastalarda yaklaşık altı ay süreyle kullanılan selenyum takviyesinin yaşam kalitesini artırabildiğini, göz şikâyetlerini azaltabildiğini ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatabildiğini göstermiştir.
Bu nedenle uluslararası tiroid kılavuzlarında, selenyum eksikliğinin yaygın olduğu bölgelerde yaşayan ve hafif Graves orbitopatisi bulunan hastalarda selenyum tedavisi önerilmektedir.
Selenyumun doğal kaynakları nelerdir?
Selenyum yalnızca takviyelerden alınmaz. Günlük beslenmede birçok gıdada doğal olarak bulunur.
Selenyum açısından zengin besinler şunlardır:
- Brezilya cevizi (en zengin doğal kaynaklardan biridir),
- Deniz ürünleri,
- Ton balığı,
- Sardalya,
- Somon,
- Yumurta,
- Kırmızı et,
- Tavuk eti,
- Hindi eti,
- Tam tahıllar,
- Süt ve süt ürünleri.
Besinlerin selenyum içeriği, yetiştiği toprağın selenyum miktarına göre değişebilir.
Fazlası da zararlı olabilir
Selenyumun faydalı olması, ne kadar çok alınırsa o kadar iyi olduğu anlamına gelmez.
Yüksek dozda ve uzun süre kullanılan selenyum takviyeleri;
- Bulantı,
- Saç dökülmesi,
- Tırnak kırılmaları,
- Cilt problemleri,
- Sinir sistemi yakınmaları
gibi yan etkilere neden olabilir.
Bu nedenle selenyum takviyesi mutlaka hekim önerisiyle kullanılmalıdır.
Sonuç
Selenyum, tiroid bezinin normal çalışması için gerekli olan önemli bir eser elementtir. Tiroid hormonlarının aktifleşmesinde görev alır ve tiroid bezini oksidatif strese karşı korur.
Ancak güncel bilimsel veriler, her tiroid hastasının rutin olarak selenyum kullanmasını desteklememektedir. Selenyumun en belirgin yararı, hafif Graves orbitopatisi bulunan seçilmiş hastalarda gösterilmiştir. Bunun dışında takviye kararı, kişinin beslenme durumu, selenyum düzeyi, tiroid hastalığının tipi ve hekim değerlendirmesi birlikte göz önünde bulundurularak verilmelidir.
Sağlıklı beslenme çoğu zaman gerekli selenyumu karşılamak için yeterlidir. Takviyeler ise yalnızca gerçekten ihtiyaç duyulan durumlarda ve tıbbi öneriyle kullanılmalıdır.










