1. Anaplastik tiroid kanseri nedir?
Anaplastik tiroid kanseri (ATC), tiroid bezinin farklılaşmış hücre özelliklerini kaybetmiş, çok hızlı büyüyebilen kötü huylu tümörüdür. Tüm tiroid kanserlerinin yaklaşık %1–2'sini oluşturur.
Papiller ve foliküler tiroid kanserlerinden farklı olarak daha ileri yaşlarda görülür ve çoğunlukla hızlı büyüyen bir boyun kitlesiyle ortaya çıkar.
Bu tümörün en önemli özellikleri şunlardır:
-
Hızlı büyüme ve çevre dokulara yayılma eğilimi
-
Boyundaki lenf bezlerine yayılım
-
Soluk borusu, yemek borusu ve çevre dokulara ilerleyebilme
-
Akciğer gibi uzak organlara metastaz yapabilme
Bu nedenle tanı konulduğunda tedavi sürecinin gecikmeden başlatılması gerekir.
2. Anaplastik tiroid kanserinin belirtileri nelerdir?
Hastalığın en sık görülen belirtisi, boyunda kısa sürede büyüyen sert bir kitledir.
Tümörün çevre dokulara baskı yapması veya yayılması sonucunda şu belirtiler ortaya çıkabilir:
-
Boyunda hızla büyüyen şişlik
-
Ses kısıklığı
-
Yutma güçlüğü
-
Nefes darlığı
-
Öksürük
-
Boyun ağrısı veya bası hissi
-
Boyundaki lenf bezlerinde büyüme
Özellikle kısa sürede belirgin şekilde büyüyen bir boyun kitlesine ses kısıklığı, yutma güçlüğü veya nefes darlığı eşlik ediyorsa acil tıbbi değerlendirme gerekir. Solunum güçlüğü gelişmesi durumunda acil servise başvurulmalıdır.
3. Anaplastik tiroid kanseri nasıl teşhis edilir?
Tanı sürecinde zaman çok önemlidir. Şüpheli bir hastada biyopsi ve görüntüleme incelemeleri mümkün olan en kısa sürede tamamlanmalıdır.
İnce iğne aspirasyon biyopsisi veya kalın iğne biyopsisi: Tümörden alınan örnek patolojik olarak incelenir. Bazı hastalarda kesin tanı için ek immünohistokimyasal incelemeler gerekebilir.
Boyun ultrasonografisi: Tiroid tümörünün ve boyundaki lenf bezlerinin değerlendirilmesini sağlar.
Bilgisayarlı tomografi ve PET/BT: Tümörün çevre dokularla ilişkisini, göğüs ve karın içindeki olası yayılımını değerlendirmede kullanılır.
Moleküler inceleme: Özellikle BRAF V600E mutasyonu başta olmak üzere tedaviyi değiştirebilecek genetik değişikliklerin araştırılması önemlidir.
Anaplastik tiroid kanserinde moleküler testler yalnızca tanısal bilgi sağlamaz; hedefe yönelik tedavi seçeneklerinin belirlenmesine de yardımcı olur.
4. Anaplastik tiroid kanserinde ameliyat yapılır mı?
Bu hastalıkta cerrahi tedavi kararı dikkatle verilmelidir. Çünkü anaplastik tiroid kanseri çevre dokulara hızla yayılabilir ve her hastada tümörün güvenli şekilde çıkarılması mümkün olmayabilir.
Ameliyatın temel amacı, tümörün mümkün olduğunca tamamen çıkarılmasıdır.
Hastalık boyun bölgesiyle sınırlıysa ve tümörün makroskopik veya mikroskopik olarak temiz cerrahi sınırlarla çıkarılması mümkün görünüyorsa cerrahi tedavi önerilir.
Uygun hastalarda total tiroidektomi ve klinik olarak hastalıklı lenf bezlerinin çıkarılmasını içeren cerrahi uygulanabilir.
Ancak ameliyatın kapsamı tümörün yayılımına göre belirlenir. Özellikle şu durumlarda cerrahinin sağlayacağı yarar ve oluşturabileceği riskler birlikte değerlendirilmelidir:
-
Soluk borusu veya yemek borusunun ileri derecede tutulması
-
Büyük damarların yaygın tutulumu
-
Gırtlak veya çevre dokuların çıkarılmasını gerektiren hastalık
-
Uzak organ metastazlarının bulunması
Geniş organ ve damar rezeksiyonları gerektiren, yüksek morbiditeli ameliyatlar genellikle önerilmez. Yalnızca tümörün hacmini azaltmak amacıyla yapılan ve hastalığı kontrol altına alamayacak cerrahi girişimlerden kaçınılmalıdır.
Önemli olan her hastayı ameliyat etmek değil, cerrahiden gerçekten yarar görebilecek hastayı doğru belirlemektir.
5. Ameliyat dışında hangi tedaviler uygulanır?
Anaplastik tiroid kanserinin tedavisi çoğunlukla birden fazla yöntemin birlikte kullanılmasını gerektirir.
Radyoterapi ve kemoterapi: Cerrahi sonrasında veya ameliyat edilemeyen hastalarda hastalığın kontrol altına alınması amacıyla uygulanabilir. Bazı hastalarda eş zamanlı kemoradyoterapi tercih edilir.
Hedefe yönelik tedaviler: Tümörde BRAF V600E mutasyonu saptanırsa dabrafenib ve trametinib kombinasyonu önemli bir tedavi seçeneğidir. Bu ilaçlar, uygun hastalarda tümörün küçülmesini sağlayabilir ve cerrahi tedaviye yeniden olanak tanıyabilir.
Diğer moleküler tedaviler: NTRK veya RET gibi hedeflenebilir genetik değişikliklerin saptandığı hastalarda ilgili hedefe yönelik ilaçlar değerlendirilebilir.
İmmünoterapi: Hastalığın moleküler özelliklerine ve klinik durumuna göre bazı hastalarda tedavi seçenekleri arasında yer alabilir.
Bu nedenle tanı konulduğunda moleküler incelemelerin gecikmeden yapılması tedavi planlaması açısından önemlidir.
6. Anaplastik tiroid kanserinde tedavi nasıl planlanmalıdır?
Anaplastik tiroid kanserinde tek bir uzmanlık alanının karar vermesi yeterli değildir. Tedavi planı deneyimli bir multidisipliner ekip tarafından oluşturulmalıdır.
Bu ekipte özellikle şu uzmanlık alanları yer alır:
-
Endokrin cerrahisi
-
Medikal onkoloji
-
Radyasyon onkolojisi
-
Endokrinoloji
-
Radyoloji ve nükleer tıp
-
Patoloji
-
Gerektiğinde göğüs cerrahisi ve kulak burun boğaz hastalıkları
Tümörün yaygınlığı, hastanın genel durumu, solunum yollarının güvenliği ve moleküler inceleme sonuçları birlikte değerlendirilir.
Bazı hastalarda cerrahi ilk tedavi seçeneğiyken, bazı hastalarda önce hedefe yönelik tedavi veya kemoradyoterapi uygulanması daha uygun olabilir.
7. Anaplastik tiroid kanserinde yaşam süresi ve tedavi başarısı
Anaplastik tiroid kanseri, diğer tiroid kanseri türlerine göre daha agresif seyirlidir. Hastalığın evresi, uzak metastaz varlığı, tümörün cerrahi olarak çıkarılabilirliği, hastanın genel durumu ve uygulanan tedavilere verdiği yanıt hastalığın seyrini etkiler.
Bununla birlikte son yıllarda moleküler tanı yöntemleri ve hedefe yönelik tedaviler sayesinde özellikle belirli genetik değişiklikleri taşıyan hastalarda yeni tedavi olanakları ortaya çıkmıştır.
Bu nedenle hastalığın prognozu değerlendirilirken yalnızca kanserin adına veya genel istatistiklere bakılmamalı; her hastanın klinik ve moleküler özellikleri ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Sonuç: Anaplastik tiroid kanserinde zaman ve doğru tedavi planlaması önemlidir
Anaplastik tiroid kanseri, hızlı ilerleyebilen ve acil yaklaşım gerektiren ciddi bir hastalıktır. Ancak günümüzde cerrahi, radyoterapi, sistemik tedaviler ve moleküler hedefli ilaçların birlikte değerlendirilmesiyle hastaya özel tedavi seçenekleri oluşturulabilmektedir.
Cerrahi tedavi her hastada mümkün veya uygun değildir. Ameliyat kararı; tümörün çıkarılabilirliği, beklenen cerrahi sonuçlar ve diğer tedavi seçenekleri birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Anaplastik tiroid kanseri tanısında en önemli adım, zaman kaybetmeden deneyimli bir multidisipliner ekip tarafından değerlendirilmek ve tedaviye başlamaktır
Daha fazlası için:










